26-03-2018, 17:36
(26-03-2018, 12:03)Ragnvaldr : Okuyacak kitap ararken neden klasiklere bakmıyorun ki dedim ve Sefiller okumaya karar verdim. Okumaya çalışıyorum son 2 aydır ama daha üçte birine geldim. Kalitesine birşey diyemem yani tabii güzel ama cidden sıkan yerleri de yok değil. Hani 1800lerin sonunda Paris'te yaşayan biri olsam o kısımlar ilginç gelebilirdi ama maalesef değilim. Şu ana kadar kitaptaki bir bölümü tamamen atladım, bir kısma da sadece göz gezdirdim. Tarihi ne kadar sevseniz bile işte 1812'de şurda şu kişi vardı veya işte artık var olmayan şu mezhebin şundan şöyle farkları vardır tarzı anlatım uykunuzu getiriyor ve son bahsettiğim kısımı da 1-2 hafta boyunca uyku malzemesi olarak kullandım.
Ayrıca bir delilik yapıp İngilizce olarak okumak isterseniz kitapla aynı yıl çıkan ve internette arattığınızda en kolay bulabileceğiniz Wilbour ve Hapgood çevirisi var. İkisi de biraz karmaşık ve eski bir dille yazılmış ama Wilbour'un çevirisi sanırım Amerika'da yayınlandığı için Hapgood'dan daha basit. En iyi çeviriler ise Denny ve Fahnestock/McAfee olarak görülüyor ama bunları internette epub olarak bulmak oldukça zor ki ben bulamadım.
Dünya klasiklerinden sıkılmak empati duyusunun yeterince kullanılamadığını gösterir.
İnsan dünyaya çoğu zaman varoluşunun bulunduğu yerden bakar; bu sebeple kendisini ilgilendirmeyen şeyler ilgisini çekmez. Yani onları yok sayar.
İşin püf noktası kendini roman karakterinin yerine koyup olaylara öyle bakmaktır. Yazarla ortak noktalarınız olabileceğini düşünmüyorsanız eserlerine hiç bulaşmayın.
Dosto okuyorum ben bu aralar, en son Öteki'yi okudum.