Günlerce bilinçsiz yattıktan sonra şahsi doktorlarımın müdahaleleri ile hayata geri döndüm. Ağır bir soruşturma sonucu saray görevlilerinin yarısını uçurduktan sonra daha sert bir mizaçla tahtıma geri döndüm. İlk iş olarak Avusturyalı Corrie ailesinden Marry'i tahtıma getirttim ve evlendim. Daha ilk geceden hamile kalarak ne kadar iyi bir tercih olduğunu bana gösterdi.
Corrie

East Frisia dükü kendi kızını senelerce bana vermeye çalışsa da her seferinde reddettim.

Sevgili karım Edward'ı doğurduktan sonra danışmanım Archibald ile fazla yakınlaştığına dair dedikodular yayılmış. Maria'nın böyle birşey yaptığına inanmıyorum, prestij dediğinde 2 kılıç 2 kelleye bakıyor.

Danimarka ile denizler de yeterince rekabet edememiş olmanın verdiği hüzün ile kara ordusunun bizzat başına gaçtim. İngiliz kralına prens diye hitap ederek onu aşağıladım. Hampshire da ki ingiliz köylerini ateşe verdim ve bundan dolayı ingiliz kralını sorumlu tuttum. Bana göre Hampshire benim arazilerimdi ve ingiliz kralı bana karşı düpedüz savaş sebebi arıyordu. Ona istediği savaşı sunacağım.

İngiltere'nin sonu gelmeyen saldırıları karşısında Ben Kral Walter de Valois bu kahpe devlete resmen tanrı ve kardinallerimin huzurunda savaş ilan ediyorum.

Doğrudan başkentime yürüyerek beni barışa zorlamak isteyen ingilizleri güçlerimin yarısı ile takip ettim.

Bu arada bilim fen ve teknikte ada halkı olarak geri kalmış durumda olmak beni üzüyordu. Savaştan sonra teknik yatırımları arttıracağım.

Lothian Meydan Muharebesi ingiliz ordusunun sonu oluyor.

1 sene süren savaş küçük çatışmalar ile devam etti. Buna göre ;
-İngiltere tazminat vermeyi kabul etti.
-İngiltere Oxford'u İskoçya'ya vermeyi kabul etti.
-İngiltere Hampshire'ın İskoçya'ya ait olduğunu tanıdı.
-İngiltere Galler prensinin bağımsızlığını tanıdı.
Kral Walter bu zaferden hayli tatmin oldu ve ordu işlerini bir süre bıraktı. Papa da İskoçya' yı kutsayarak bu kafir devlete karşı kazandığımı zaferi tebrik etti.

1534'de Kral Walter çoğunlukla ingilizcenin konuşulduğu bu devlete fransız kalarak daha üniter bir yapıya kavuşturma kararı aldı. Yeni ismiyle Büyük Britanya Batı Avrupa'nın üzerinde adeta güneş gibi parlıyor. Kral Walter açısından ise artık Londra sarayına taşındığından penceresini daha fazla güneş almakta.

Hakkında dedikoduları artan eşimi dizginlemek için ona bir cenaze töreni düzenledim. Ne kadındı be!

Galler prensi bağımsız olmanın şükranını sunmaya sarayıma geliyor ve onu zorla tutuklayıp esir alıyorum. Daha da Galler bize tabi bir düklüktür. Prens'e de alelacele bir mahkeme düzenleyip kafir olduğu için soyunu idame ettiremeyip, kazıkta yakılması gerektiği kararı alınıyor. Neyse ki kral Walter merhametli biri ve onu zindana ömür boyu hapsetmeyi seçiyor.

Büyük Britanya, büyük bir güç!

Kral Walter komutası altında Britanya Düzenli Ordusu iyice kendine geliyor. İspanya'dan getirttiğimiz uzmanlar ile ordu iyi bir mukavemett kazanıyor. "Fethedilemez Britanya" olgusu giderek daha çok gerçeklik kazanıyor.

Portekizlilere karşı savşırken yarı yarıya yokolan Armada'nın inşası malasef yükske borçlara sebep oluyor. Ülke maliyesi bozulurken kaybolup giden denizci kültürümüz de teknik alanda ki ilerlemelerimize yansıyor.

Kral Walter 34 yaşında bu kez hakikaten hayata gözlerini yumuyor. Malesef Edward daha çocuk yaşta ve ona naibelik edecek olan annesi yıllardır toprak altında 23 yaşında.
Vasiyeti:
-Armadayı kendine getir
-Danimarka'yı denizlerde saf dışı bırak.
-Fransızlara güvenme