Sohbet: Kültür Sohbetleri #5: Tüketimcilik
#1
x43KWR.jpg


Strategyturk Kültür Kulübü  tarafından düzenlenen Kültür Sohbetlerinin besincisine hoş geldiniz.

Bu sohbetteki ana konumuz Tüketimcilik.

Postmodernizmin ürünü olan tüketim toplumunun yaşam felsefesini belirten bu kavram, tüketim için yaşamak, sürekli daha fazlasını istemek olarak özetlenebilir.

Sohbet Maddeleri
  • Tüketimciligin gunumuzde  populer bir akim olmasinin nedenleri
  • Tüketimciligin ortaya cikis sebepleri
  • Tüketimciligin sonuçları
  • Tüketimcilige yonelik elestiriler
Ara
Cevapla
#2
Tüketimciliği kişisel olarak tasvip etmesem de (son 10 yılda belki 2 kere telefon değiştirmişimdir) günümüz ekonomik sisteminin yürümesinde faydalı bir faktör olduğunu düşünüyorum. Bu da biraz bana doğal seçilim çağrışımı yapıyor, eğer paran varsa her çıkan telefonu alarak kendini mutlu edebilirsin - eğer yoksa ve bunu yapıyorsan bu bir seçilim meselesi, eğer kendine sahip çıkabiliyorsan o da öyle.

Bu tüketimciliğin insan psikolojisi dışında satıcı yönünden körüklenmesini (örneğin bir süre sonra bozulacak şekilde yapılan beyaz eşyalar, güncellemeyle yavaşlatılan telefonlar) tasvip etmiyorum ve hatta yasadışı olması gerekir diye düşünüyorum.
Cevapla
#3
Gunumuz ekonomik sisteminde artan tuketim yani talep arzi(uretim) cekip , kapitalist ekonomiye yaradigi dogrudur, lakin uretilen herseyin dogaya ve Dunya`ya bir maliyeti var. Iktisatin bilinen tanimina bakacak olursak der ki :Sinirli kaynaklarla sinirsiz ihtiyaclari karsilama". Evet,kaynaklar sinirli. Urettigimiz herseyin ayni zamanda kesilen agaclar, havaya CO2 ve metan salinimi, tuketilen petrol ve bilimum kaynaklar ,harcanan zaman olarak bir maliyeti var. Burada buyuk bir israf soz konusu.

Ayrica "tuketimcilik" kavraminin tarihin gelmis gecmis en basarili propagandasi olarak goruyorum.Kapitalizmin en onemli unsuru bile denilebilir. Ana amaci ust sinifin fabrika-is yerlerinde calisan alt-orta sinifa verilen paranin tekrar daha fazla olarak ust-zengin sinifa donusunu saglamak. Boylece zenginler servetlerine servet katabilmekteler. Amazon`dan aldigimiz her urunle Jeff Bezos`u u biraz daha zengin etmekteyiz. Nitekim dunyanin en zengin insanlarinin servetlerine bakacak olursak kriz zamanlari haric yani tuketimin dustugu zamanlar servetleri artma egilimi icerisinde, bu da paranin belli bir kesimin elinde toplanmasini ve piyasada dolasan paranin azalmasina neden oluyor. Bu trend boyle giderse eninde sonunda tuketicilikle kendi kuyumuzu kazacak ve giderek fakirlesmemize yol acacagiz.



Billionaire27s_net_worth_2000-2015.png
Ara
Cevapla
#4
Kitlesel tüketim sonucunda zenginlerin zenginliğine zenginlik katılması sorun değildir; kapitalizmin temel felsefesiyle çelişmez, bir sonraki yatırımlar için paranın para çekmesi gibi bir şeydir. Nitekim bu süreç sonucunda yoksul kesimin de refahının yükseleceği umulur, ki umulanlar gerçekleşmiştir de. Ancak Thomas Piketty de bildiğim kadarıyla bu eğilim konusunda endişeli; üst katlardaki birikim astronomik biçimde artıyor. Bu tezi işlediği kitabını okumak, konu hakkında daha verimli bir fikir beyan etmeyi sağlayabilir.
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında/Aşklarım, inançlarım işgal altındadır
tabutumun üstünde zar atıyorlar/cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar/denize yaklaşınca kumlar ve çakıl taşları
geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.
Ara
Cevapla
#5
Bize iktisatta isteklerin sınırsız olduğu öğretilmiştir.Acaba öyle midir yoksa bir kapitalizm zorlaması mıdır? Aslında cevap bellidir. Sürekli her sene çıkan pes fifa benzeri oyunları ele alacak olursak takım kadroları dışında bir sene içinde yeni ne eklenmiş olabilir ki fiyatı bu kadar yüksek olmayı hak etsin. İktisadi açıdan bakmaya devam edersek her arz kendi talebini oluşturur gibi bir söylem mevcut yani her üretilen malın bir tüketicisi vardır. Şimdi hepimiz hayatımızı sorgulayalım gerçekten sahip olduğumuz şeylere ihtiyacımız var mı?.Bence yoktur tüketimcilik popülizmin bize bir dayatmasıdır.
[+] 2 üye kilical12333 nickli üyenin bu iletisini beğendi.
Ara
Cevapla
#6
Her ne olursa olsun komünist rejimlerden kaçan insanların gariptir kapitalist ülkelerde daha mutlu olduğu görülmüştür.Ancak İskandinav Komünizmi dedikleri Norveç,İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde telefon,internet ve bilimum temel ihtiyaçlar bizzat devlet tarafından karşılanmaktadır.Vatandaşların doğru eğitimi ile doğaya zarar da azalarak dengeye oturmuştur.Ben her zaman nüfusun eğitiminden yanayım.Ama büyük ihtimalle taşlanarak öldürülür yada kahkahalar altında rezil olurum bunları anlatmaya çalışsak.
Ara
Cevapla
#7
Tüketimciliğin doğaya zarar verdiği doğru ancak bu zarar verme eylemini ben düzelişe ve daha doğayla uyumlu bir sistemin oluşmasına giden yolda bir araç gibi düşünüyorum. Böyle düşünmemin sebebi gelişmiş milletlerde doğurganlığın çocuk yapma oranının azalması, yani normal şartlarda doygunluğa ulaşmış milletlerde nüfusun "doğal bir şekilde" düşmesi gerekiyor bu da doğaya zarar verme/kaynakları israf etme noktasını etkiliyor. Burada istisna yaratan durum örneğin Avrupa'da Amerika'da nüfus ilerlemesi yavaşlar ve birçok ülkede nüfus azalırken gelişmemiş milletlerin nüfus patlaması yapması, bence dünyayı asıl zorlayacak şey bu olacak ileride.

Tüm bu tüketimcilik meselesi bana özünde insanın nefsini kontrol etmesi çevresinde şekilleniyor gibi geliyor, ancak kontrol etmeyen, kullandığı telefonun bir üst modeli çıktığında parası yetiyorsa onu satın alan adamı kınama hakkı da görmüyorum kendimde, eğer parası yetmiyorsa ancak yine de satın alıyorsa burada biraz sanki modern bir doğal seçilim devreye giriyor.
Cevapla
#8
Tüketimcilik de sanayi devrimi sonrası üretim patlaması sonucu ortaya çıkan bir şey. Belirli bir üretime ulaşan her toplum yaşanan bolluk yüzünden gereksiz harcamalara yönelmesi normal. Nasıl ki 80'lerde kredi kartları ilk geldiğinde herkes kredi kartına abanıp borçlandıysa tüketimcilik de aynı şekilde. Avrupa artık doygunluğa ulaştığı için gereksiz harcamalar az yapılıyor orada. Ülkemiz ise daha tam bir refaha, ya da bir ders verici krize ulaşamadığı için hala bir tüketim çılgınlığı var. Bu elbet düzelecektir bir gün.
[+] 1 üye Ecdad Computer nickli üyenin bu iletisini beğendi.
Ara
Cevapla
#9
Tüketimcilik dayatılan değil dayattığımiz bir olgudur.İstekler sonsuzdur ancak ihtiyaçlar sınırlıdır.Rasyonel insan kendi konumunu bilerek hareket eder.Normalde kullandığı şeyi fiyatı düştü diye veya herkes onu kullanıyor diye kullanmamak iktisatta zübbelik olarak tanımlanır.Bu tabiki rasyonel insan davranışı değildir.
Bir gruba lâyık olduğunu gösterme çabası da rasyonel davranış değildir.Örneğin bir gurup bir lüks restorantta yiyor diye orada yiyip içmek.
İnsanların bunu istemesini normal buluyorum ancak davranışa dönüştüğünde tüketimini gereksiz yere arttırır.Doğal olarak israftır.
Biz bunları yaptığımızda tabiki bazıları ellerini açıp gel sende bizdensin diyecek.Yani biz istediğimiz için tüketicilik artar.Bu bizim dayatmamizdir.
Tabi bu dayatma karşıdan da gelebilir.Buraya gelirsen bunu kullanırsan sende onlardan olabilirsin propagandaları yapacaklardır.Ancak sorun da çözümde tamamen bizdedir.Seçim bizim.
[+] 1 üye etzel nickli üyenin bu iletisini beğendi.
Ara
Cevapla
#10
Bu kültür biter mi bilmiyorum. Gelinlik kraliyet geleneğinden kalma, pırlanta batılıların zorla hak ediyorsunuz diye yaygınlaştırdığı bir durum. Ve medya durmadan bunları devam ettiriyor. Spora başlayınca çoğu abur cuburu bıraktım. Bakıyorum şuan besin değeri yok niye yemişim bu kadar diye reklamlar, özenti. Medyanın gücü hep.
76561198072997558.png
Ara
Cevapla
#11
@etzel in dediklerine katılıyorum. insanlardaki tüketim çılgınlığının en önemli sebebi yine insanın kendisi , ego su dur bana göre de.

aldıgı asgari ücret cebinde 5 bin lialık telefon, lüks mekanlardna çıkmaz her gün kahvecidedirler. böyle bildiğim bir çok insan var etrafımda.


bir de bu tüketimciliğin artma sebebi firmaların sağlam kaliteli ürün yapmayışı; 3 5 sene sonra ürün kullanılamaz hale geliyor, tamir etmek yerine yenisini alın diyorlar. mesela sıfır km bir araba alın 100bin liraya , tek tek bir vidasına kadar parçalayıp satın yedek parça fiyatı sıfır km fiyatının çok çok üzerinde. sıfır araçtan kazanamadığı parayı yedek parça ve servisten kazanıyorlar. isim vermek istemiyorum Fransız bir otomobil grubu kullanıcıları beni daha iyi anlayacaktır.
[+] 1 üye Raijin nickli üyenin bu iletisini beğendi.
Ara
Cevapla
 




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi



Strategyturk Forumları

Strategyturk Forumları tüm Türk stratejiseverler için büyük ve kaliteli bir platform olma amacı güder. Forum içerisinde çok sayıda strateji oyunu için bölüm ve bu bölümlerde haber konuları, rehberler, mod tanıtımları, multiplayer etkinlikleri ve üye paylaşımları için alanlar yer alır.