Hikaye karakter limitini aştı arkadaşlar devamı altta
Yüksek komutanlık karargâhı bölgedeki tümenlere savunma porsiyonunda kalmaları emrini gönderdi bölgeye intikal etmekte olan 10.Orduya Bremen 14.Orduya da Kiel e müdahale etme emirleri verilmişti.
28 Ekim saat 10.00 da 10.Ordu ya ait 2. Hafif Panzer Tümeni saldırı altındaki 5. Dağcı Tümeni ile bağlantıyı sağlayıp saat savunma duruma geçti saat 19.00 da Fransız saldırısı durma noktasına geldi.
10. Ordunun kalan birliklerinin de yetişmesi ile Guderian gece yarısı Fransızların beklemediği bir taarruz başlattı Fransız birliklerinin başarılı pusuları başlarda ilerlemeyi biraz yavaşlatsa da ilerleyen saatlerde Zırhlıların da savaşa dahil olması ile savaşın 1. Günü dolarken teması kopartıp geri çekilmeye başladılar.
30 Eylül sabahı Fransızlar Wilhelmshaven sahillerine amfibi operasyonlarını başlattıysa da hiçbir başarı sağlayamadı. Bölgeden gelen diğer raporlarda Fransız kuvvetlerinin 7 Tümen olduğu ve ikmal alamaz durumda oldukları bildirildi.
Aynı gün Kiel kanalı bölgesinde 14.Ordu öncü unsurları cephe hattına yetişmeye başlamıştı gelen raporlara göre İngilizler de Fransızlar gibi ikmal alacak durumda değillerdi.Bölgede en az 4 İngiliz tümeninin varlı saptanmıştı Gün ortasında başlatılan oyalama amaçlı Alman Taarruzu gelişmiş akşam 14.Ordunun zırhlılarının da katılımıyla kanal’ın güneydoğusundaki İngiliz birliğinde bozulmalar başlamıştı. Saat 19.00 da Kiel bölgesine bir İngiliz amfibi taarruzu başlasa da 3. Sahil Muhafız Tümenin direnişi ve SS.Germania Motorlu tümenin yetişmesi ile durum dengelenmeye başladı.
31 Eylül günü Kanal’ın güneydoğusu kontrol altına alındı İngilizleri Kanalın Kuzeyine atmak isteyen 14. Ordu 3 Panzer Tümeni ile taarruza geçse de iyi organize olmuş İngiliz savunmasını geçemedi karşı taarruza geçen İngilizler birliklerimizi taarruz çıkış noktalarına dönmeye zorladı. Bir önceki gün şansını deneyen İngilizler bugün de 2 tümen ile Kiel yine saldırmaya başladı başlarda etkili olsa da tümenlerimizin giderek artan mukavemeti karşısında saldırıyı durdurdular. İngiliz baskısından bunalan Hitler 2. Kiel saldırısından sonra Donanmaya bölgeye gidip İngiliz donanmasını taciz etmesini ve Kiel üzerindeki baskının azaltmasını emretti.
1 Kasım saat 02.00’de Guderian Bremen'e yapılan saldırıların etkisi azaltmak için 13.Motorlu Piyade Tümeni öncülüğünde Cuxhaven a bir saldırı başlattı.
Saat 18.00 sularında Bremen savunmasından gelen raporlara göre 10.Ordu taarruzları Fransızların Bremen üzerindeki baskıyı azaltmalarına sebep olmuştu.
4 Kasım gece yarısı başlayan 10 ve 14. Ordu birliklerinin taarruzları sabaha karşı şiddetini arttırmaya başlamıştı saat 08.00 sularında 14. Ordu zırhlı birliklerinin baskısı sonucu İngilizler Kiel kanalının kuzeyine kaçmaya başladılar aynı dakikalarda 14.Ordu yedek birlikleri İngilizlerin yardımlaşmasını engellemek için kuzeydeki iki tümene de tali taarruzlar yapılmaya başladı. Güneyde ise 10.Ordunun Cuxhaven taarruzu son safhasına geldi daha önceden 4 Tümeni imha edilen Fransızlar akşamüzeri teslim oldular ve 3 Fransız Tümeni daha esir alınarak Bremen bölgesi emniyetli duruma getirildi.
6 Kasımda Kiel Kanalında savaş yer yer şiddetini arttırsa da İngilizlerin sert savunması ve organize geri çekilmesi sayesinde 2 tümeni çok hırpalanmasına rağmen kanalın kuzeyine geçebildi bunun üzerine kanala taarruz eden 239.Piyade Tümenine teması kesme talimatı verilirken Panzer Tümenleri Güney de kalan son tümenin imhası için taarruzlarını sıklaştırma emri aldıysa da İngiliz Jerusalem Piyade tümen ininde kanalın kuzeyine geçmesine engel olamadı.
8 Kasım sabahı İngilizleri imha etmek amacı ile 14.Ordu tekrar taarruza başladı. Fakat İngilizlerin taarruz cephesi arkasına yaptıkları harekât yüzünden bazı birlikler savunma pozisyonuna dönmek zorunda kaldı Wilhelm List bu koşullar altında taarruzun şiddetinin azaltılmasını ve teması kaybetmemek koşuluyla yıpratma savaşına başlanması emrini verdi.
10 Kasım sabahı İngilizler kiel e bir amfibi harekât daha başlattı. Saat 10.00 sularında bölgeye yaklaşmakta olan Kriegmarine’ çok dikkatli bir şekilde ilerleme ve mümkün olduğunca çatışmadan uzak kalma emri verildi.
11 Kasım saat 04.00 da 76. Piyade Tümeni Kiel bölgesine gönderildi aynı dakikalarda Amiral Raerder Berlin e düşman donanmasıyla görsel temas kurduğu ve düşmanın şu aşamada çok düzensiz manevralar yaptığı için saldırılara açık olduğunu anlatan bir mesaj gönderdi. Hitler Amirale sabırlı olmasını bölgeye deniz altı gönderileceğini sonrasında uygun bir anda gereğinin yapılması gerektiğini anlatan bir mesaj gönderdi.
20 Kasım’da Amiral Dönitz in deniz altıları bölgeye ulaştı ve pusuya yattı, Kriegmarine İngiliz donanmasına taciz atışları yaparak üstüne çekmeye başladı, Kendisini çok üstün gören ve Alman donanmasını küçümseyen İngilizler donanmamızı takip ederek tam olarak istediğimiz gibi ölüm kapanına girdiler ve zaman zaman kızışarak 7 gün sürecek olan Kiel Deniz muharebesi başladı acemice ileriye atılan destroyerlerimiz, savaşın başında ağır kayıplar vermeye başladı, destroyer kayıplarımız gören İngilizler savaşın kazanıldığını düşünerek tedbirsizce ilerledikleri anda Gökyüzü yarıldı ve Luftwaffe İngiliz donanmasını cezalandırmaya başladı, Panik içerisinde kaçış manevralarına başlayan düşman bir saat içinde 6 Hafif kruvazörünü kaybetti. İngiliz donanmasını desteklemek için bölgede bulunan 2 Polonya destroyeri (Polonya savaşında Raerder’ın elinden kaçan gemiler) ve 3 deniz altısı da ilk günkü kıyımdan nasibini aldı.
24 Kasım da yeni tank avcımız olan Stug III’ün testlerini başarıyla tamamladığı bilgisi geldi.
Genellikle kaçma kovalama ile geçen Kiel deniz savaşının 5. Gününde donanmamız 2 destroyer daha kaybetmesine rağmen 1 İngiliz ağır kruvazörünü de denizin dibine yollamayı başardı. Özellikle öğle saatlerinde iyice kızışan muharebe de İngiliz savaş kruvazörü HMS Anderson çok ağır hasar aldı, akşam 19.00 sularında destroyerlerimiz ile birlikte Hafif ve Ağır Kruvazörlerimiz HMS Warspite i ciddi anlamda sıkıştırıp ağır hasar vermelerine rağmen Warsprite kaçmayı başardı.
2. Gün daha süren Kiel deniz savaşının sonucu Almanya da coşku ile karşılandı. Hitler Donanmaya tebriklerini iletti. Fakat Dönitz e göre iş daha bitmemişti kaybettiğimiz 9 destroyerin öcü alınmalıydı.
Takibe devam etme emri veren Dönitz 27 Kasım akşamı Uçak gemisi HMS Eagle ve HMS Anderson’ın izlerini buldu ve takibe başladı, kararlıydı o gemiler Baltık denizinden çıkamayacaktı. Kiel kanalı kuzeyinde günlerdir direnen İngiliz birlikleri de 28 Kasım sabaha karşı teslim oldular.
29 Kasım a kadar devam eden kaçma kovalamacanın sonunda görsel temas kopmuş gemilerle bağlantı kesilmişti akşam saatlerinde HMS Anderson bir torpido uçağı tarafından görüldü ve kovalamaca tekrar başladı Tek başına olduğu fark edilen gemi Amiralin stratejisini de değiştirdi ve deniz altılar aramayı başka yerlerde yapmak için filo dan ayrıldılar.
Berlin’de ise kazanılan deniz zaferinden sonra donanmanın güçlenmesi için çalışmalara başlandı ve 7 Aralık günü Donanmanın ihtiyaçlarının karşılanması için Blohm ve Voss ile anlaşmaya varıldı.
20 Aralık akşamı hem Berlin’e hem de Londra’ya haberler bomba gibi düştü HMS Anderson’u elinden kaçıran Dönitz 20 Günlük kovalamacanın ardından HMS Eagle'ı yanında kendisini kurtarmak için gelen 2 destroyer 3 hafif 2 ağır Kruvazör ve 1 yeni uçak gemisi ile Kattegat Körfezinde görülmüştü Hemen Luftwaffe ile koordineli bir operasyon başladı. Sabah saat 09,00 da başlayan çatışmaların sonda HMS Eagle ve yanındaki 2 Ağır kruvazör denizin dibini boyladı Sonunda 1 aydır peşinde olduğumuz Baltık Kartalını batırmıştık bu haber bütün Almanya’yı sevince boğdu.
Karargâhlarına dönmek üzere olan U-botlarımız bir anda 2 İngiliz destroyeri ve 1 Uçak gemisi ile karşılaştı bir anda gelişen olaylar sonucu 2 destroyer suyun dibini boylarken uçak gemisi selameti kaçmakta bularak teması kesiti.
Amiral Dönitz’e göre 20 Kasım ve 20 Aralık deniz zaferleri Alman donanması için bir başlangıç olacak ve adını tarihe altın harflerle yazdıracaktı.
23 Aralık günü Berlin’de yapılan bir toplantıdan sonra Von Manstein tarafından oluşturulan “Sedan planı” kabul gördü ve hazırlıklara başlandı.
9.Bölüm sonu.
SİEG ODER VALHALLA
25 Ağustos 1939: Sıcak, boğucu bir gün bitmek üzereydi. Güneş, Silezya'daki Schönwald şatosunu çevreleyen yaşlı ağaçların tepesinde hala ışıldıyordu ama dalların altına alaca-karanlık çökmüştü bile. Ancak şu var ki, akşamın öteden beri getirmekte olduğu huzurdan söz edilemezdi. Vaktiyle derebeylerinin oturdukları bu şatonun önünde bir koşuşma, bir didinme göze çarpıyordu. Kumlu yolda motosikletler patırdıyorlar, Hava Kuvvetlerinin emir subayları koşarak, dörder dörder merdivenlerden iniyorlardı. Bir personel arabası toz bulutu içinde uzaklaşıyordu. Çamurluğunun üzerinde bir hava keşif filotillasının flaması dalgalanmaktaydı. Bu sahneyi, üzerine çökmüş olan toz bulutu böyle gerçek dışı bir hale sokuyordu belki. Gürültüyü hafifletiyordu sanki; askerlerin gırtlaklarını kurutuyor boğazlarını düğümlüyordu.. . . Fakat, yarın olup bitecekler karşısında duyulan kaygı değil miydi bu aynı zamanda?
Çünkü yarın savaş başlıyordu. Alman Hava Kuvvetlerinin büyük şefi Hermann Göring, Potsdam yakınındaki Werder parkına rahat rahat yerleşmiş, saat 18.30'a doğru da radyo ile parolayı vermişti. Günler boyunca iki hava ordusunun tümenleriyle filoları gittikçe artan bir kaygıyla bu parolayı bekliyorlardı. Polonya sorunu sahiden zora başvurularak mı çözülecekti? Şimdiyse parola gelmiş bulunuyordu: 26 Ağustos günü saat 4.30'da Ostmark üzerinde uçulacak... "
Schönwald Silezya'daki bir ilçe merkezi olan Rosenberg'in biraz doğusunda, Grunsruh sınır karakolundan da kara yoluyla on kilometre uzaktaydı. Tuğgeneral baron Wolfram von Richthofen, komuta postasını buraya yerleştirmişti. Kanı kaynayan bu subay, cepheden çok uzaklara yerleşerek yan gelip yatmaktan hoşlanmazdı. Ulaşım hatlarımız piyadenin öncüleriyle at başı beraber gitmelidir," derdi. Ulaşım hatları demek, taptaze haberler demekti. Hiçbir komutan iyi bağlantılar kurmadıkça birliklerini gereği gibi sevk ve idare edemez. Alman Hava Kuvvetlerinin İspanya iç savaşından aldığı en önemli derslerden biri de bu idi. Aksaklık çoğu zaman bundan ileri gelmekteydi.
Richthofen İspanyol iç savaşının sonuna dek Kondor Hava Lejyonunun komutanlığını yapmıştı. O zamandan beri de, bir kişinin dışında, kurmayında aynı subaylar bulunmuştu. Bu subayların da özel bir durumları vardı. Alman Hava Kuvvetlerinden olup Polonya harekâtına katılacak subaylar arasında en yeni savaş tecrübesine sahip olanlar onlardı. Komutanları gibi onlar da hava kuvvetinin yer birliklerinin ilerleyişini kesin bir etkinlikle destekliye bileceğini öğrenmişlerdi.
Hava kuvvetinin görevi açık ve kesindi. Bunlar Polonya sınırındaki tahkimatta gedik açacaklar, Silezya'dan gelen 10.Ordu da buradan içeriye dalacaktı. Sonra hava kuvvetleri ilk darbeyi vurmakla görevli bu ordunun doğru Varşova üzerine yapacağı saldırıda ona yardımcı olacaklardı.
Onun için de Richthofen savaşçıların hemen yanı başında olmak istiyordu. Sabahleyin onun savaş postasının, daha dün gece savaşılmış olan yerde bulunması gerekti. Bağlantıları sağlamak için kullandığı yöntem bu idi. Bir yandan da generalin içine kurt düşmüş bulunuyordu. Ulaşım hatları teorik olarak o bölgenin hava komutanlığına bağlıydı ama o ana dek kendisine hiçbir haber gelmiş değildi.
Kurmay başkanına: Dikkat et Seidemann, dedi. "Yarına dek ters yönde bir emir gelirse bunu yerine ulaştırma olanağına sahip bulunmayacağız” Dedi. Saat 20'ye birkaç dakika vardı. Richthofen, içine doğanların ne dereceye kadar yerinde olduğunu bilmiyordu henüz.
10.Ordu Komutanı General Guderian ile emir subayı Binbaşı Wietersheim Grunsruh'da sınıra giden yol üzerinde yer almışlardı. Bu ordunun motorize birlikleri yarım saatten beri doğu yön ünde ilerliyorlardı. Schönwald şatosu XVI Kolordunun tuttuğu kesimin merkezindeydi. Tümgeneral Höpner' in komutasındaki bu kolordu. 10.Ordunun öncü birliği idi. 1. ve 4. Zırhlı Tümenleri ertesi gün saat 4.30'da dört kilometre genişliğinde bir cephe üzerinden sının aşacaklar, düşmanda yaratacakları şaşkınlıkla kargaşalıktan yararlanacaklardı. Hiç sağa sola bakmadan düşman hatları içine derinliğine dalacaklar; güneyde Lublinitz'teki, kuzeyde Wielun'daki Polonya blokhavzlanndan meydana gelen hattı, daha sonra Tschenstochau endüstri bölgesini aşacaklar; doğruca Radamsko'nun ve Warthe nehri köprülerinin üzerine çullanacaklardı.
Richthofen kendi komuta postasının yerini kılı kırk yararcasına dikkatle seçmişti. 10.Ordu Komutanına da kendi genel karargâhını Schönwald'da kurmayı önererek. Bir taşla iki kuş vurmuştu. Guderian seve seve kabul etmişti bunu. Şatonun sahibi olan Studnitz ailesi burasını çok ince bir zevkle döşemişti. Yanyana olmak ilkesi bundan daha iyi gerçekleştirilemezdi.
Ertesi gün zırhlı kuvvetleri saldırıya geçecek olan Generalle bu kuvvetlere yol açacak Stuka'lara komuta eden kapı-karşı komşuydular. Saat 20 oldu. Guderian'la Richthofen şatonun kapısı önünde durmuşlar, önlerinden geçen bitmez tükenmez bilmeyen birlikleri seyrediyorlardı.
Birdenbire Teğmen Hans Seidemann çıkageldi. Soluk soluğa idi:- ·Generalim, birinci emir iptal edildi: 'Ostmark üzerinde uçuş' yapılmayacak,• dedi. Richthofen dona kalmıştı, tek söz söylemeksizin ona bakmakla yetindi. Seidemann devam etti:
- Haber bize, doğru 2'nci Hava Tümeni'nden geliyor. Führer'in emriyle 26 Ağustos günü hiçbir çarpışma yapılmıyacak. Fakat kuvvetler yığınak yapmağa devam edecekler... Richthofen kızgın bir soluk aldı:
- İşte şimdi hapı yuttuk,• dedi. <<Çabuk, yeni emri her yere ulaştır! Hem de iki yola, üç yola birden başvurarak! Telgrafla radyo ile posta erleriyle! Emrin kendilerine ulaştığını da hemen bildirsinler. Yarın sabah bizden hiç kimse saldırıya geçmesin sakın! Tek bir uçak bile! Savaştan sorumlu biz oluruz yoksa!>>
Sonra Richthofen, Guderian'dan izin alarak içeriye koştu. Radyo arabalarında ve şatonun yakınına kurulu muhabere çadırlarında emirler birbirini kovalıyor, telefon konuşmaları hatları tıkıyor, dışarıda da posta erleri yola çıkmış bulunuyorlardı bile. Richthofen'in uçak gruplarıyla filotillaları uçuş yerlerini öğleden sonra işgal etmişlerdi. Kimi birliklerden hiç ses - seda çıkmamıştı. Bu yüzden onların nerede bulunabileceklerini kimse bilmiyordu. Uçuş alanları da
Birbirlerinden çok uzakta ve cephenin çok gerisindeydi. Memur zihniyetli askerler Richthofen'in İspanya'dan gönderdiği raporlara uzun boylu aldırış etmemişlerdi. Albay Günter Schwartzkopff'un 77'nci Stuka Filosu ile iki hava grubu Oppeln'in batısında Neudorf'ta; Albay Baier'in 2'nci filosunun iki Stuka grubu da Steinberg yakınındaki Nieder-Ellguth'ta bulunuyorlardı. Binbaşı Werner Spielvogel'in komutasındaki II/LG 2, işaretli bombardıman grubuna gelince, bunu cehennemin bucağına, ta Altsiedel'e yerleştirmişlerdi. Yine onun komutasındaki çift yüzeyli Hs 123 tipi uçaklar da o kadar .az yakıt alıyorlardı ki düşman hatlarının içine 130 kilometreden fazla giremiyeceklerdi. Richthofen sınırın hemen yakınındaki Alt - Rosenberg'de hemen dermeçatma bir alan yapılmasını emretmişti. Bir yandan da ateş püskürüyor:
- Spielvogel'in düldülleri Altsiedel'den sınıra kadar uçtular mı benzinlerinin yansını yakacaklar," diye bağırıyordu.
Son olarak da Yüzbaşı Genzen komutasındaki 2'nci Çift Yüzeyli av uçakları filosunun 1. grubu Oppln'in güneyindeki Gross Stein'de mevzi almış bulunuyordu. İlk emri iptal eden ikinci emir ona vaktinde ulaşabilecek miydi?
Saat 20.30'da General Guderian başını kapının aralığından içeriye uzattı. Pek keyifli bir hali vardı:
- ·Uçaksız savaşacağız demek, azizim, “dedi.
Richthofen soran gözlerle bakarken, ekledi:
- ·Ben hiçbir yeni emir almadım Yürüyüşe geçiyorum…
10.Ordu Komutanı, Oppln'in kuzey doğusundaki ormanlarda, Turawa'da bulunan Kurmay Başkanı General Paulus'la saatlerden beri her türlü teması kaybetmişti. Fakat birlikler doğu yönünde ilerlemeye devam ettiklerine göre bu, onlara hiçbir haberin gitmediği anlamına geliyordu. Bu yüzden de Guderian çekiniyordu. Kesin bir emir almadan her şeyi durdurmalı mıydı acaba?
Richthofen:
- Bana kalırsa siz bunu doğrudan doğruya Berlin'e sorun, bu iş için de hava kuvvetlerinin radyo şebekesinden yararlanın,"' dedi.
Saat 20 sularında da acayip bir mesaj havaları aşıyor ve şöyle diyordu:
<<Hava Kuvvetleri Komutanı, 10.Ordu Komutanı adına soruyor: Yürüyüşü durdurma emri 10.Ordu için de geçerli midir?>>
Mesaj hiyerarşik yolları izledi. İlkin 2'nci Tümene, oradan 4.Hava Ordusu’na, oradan da Hava Kuvvetleri Başkomutanlığına gitti. Şifreyi çözen haber alma subayları gözlerine inanamadılar.
Bir yandan da saatler akıp gidiyordu. 21.30 Zırhlı birlikler hep doğu yönünde ilerleyerek Schönwald şatosunun önünde homurdanarak geçip gidiyorlardı. Saat 22: Onların peşinden, sınıra giden yol üzerinde piyade kolları geliyordu. Saat 22.30: Richthofen rahat bir soluk aldı: Komutası altındaki bütün birlikler, yeni emri aldıklarını bildirmişlerdi. Fakat piyadenin böyle bir emrin geldiğinden, ilk emri iptal ettiğinden haberi yoktu. Ve hiç istifini bozmadan doğu yönünde ilerleyişini sürdürüyordu. Nihayet saat 23'de Berlin'den cevap geldi. Hava Kuvvetleri Başkomutanlığı, General Guderian’a Alman Orduları Başkomutanlığının şu mesajını iletiyordu:
·Her türlü saldın hareketini durdurma emri 10.Ordu için de geçerlidir.
Hemen hemen aynı anda piyade alayları iki generalin önünde hareketsiz kaldılar. Gece yarısından biraz sonra da ters yönde ilerlemeye başlayacaklardı. Çok geçmeden işin içyüzü anlaşıldı. Ordu, güney ordular grubunun kendisine aktardığı, birinci emri iptal eden ikinci emri almıştı ama o sırada General Guderian ileri komuta postasında bulunuyordu. Fakat kendisiyle Turawa arasında telgraf, saatler boyu işlememişti. Yola çıkarılan haberciler ise trafik güçlüklerini yenme işini başaramamışlardı bir türlü. Turawa'da General Paulus duruş emrini hemen kolordulara iletti. Emir kolordulardan tümenlere, tümenlerden alaylara, alaylardan bölüklere giderek sınırdaki öncülere dek ulaştı. Genel saldırıdan dört saat önce düşman hatlarının gerilerine sızma emri alan ve bir takım özel görevleri yerine getirecek olan hücum birliklerine de yeni durum bildirildi. Paulus şu noktadan hareket etmişti: Ordusu gerisin geriye dönerse şefi çarpışmaları kendiliğinden başlatmayacaktı. Onun için Paulus ilk iş olarak birliklerin durumuyla meşgul olmuştu. İşlerin hiçbir aksaklığa meydan kalmadan olup bitmesini bir mucize saymak gerekiyordu.
Fakat bu mucizenin olmamasına kıl payı kalmıştı. Bütün 10.Ordu kesiminde tek bir hücum birliği ilk emrin iptal edilişinden habersizdi. Bu birlik, 46'ncı Piyade Tümeni'nin cephesi önünde, Lublinitz blok havzalarının karşısında mevzilenmiş bulunuyordu. Bu birlik, aldığı emirlere uyarak geceleyin düşman hatlarının içine daldı. Saat 4.30'da 30 asker Polonyalılar üzerine ateş açtı. Bu çarpışmaların başlayacağı saatti. Alman taburları o saatte saldırıya başlayacaklar, böylece düşmanı iki ateş arasına alacaklardı, Fakat küçük birlik yok edildi ve sınır üzerinde sessizlik devam etti.
Buna benzer bir başka olay da Slovakya'da, Güney Ordular Grubunun sağ kanadında, General List'in 14.Ordusunda görüldü. Bir demiryolu tüneli Alman saldırısının ikmal ve iaşesi için önemli bir ulaşım noktasıydı. Tüneli işgal etmekte olan hücum birliği geri çekilmek ve burasını bırakmak zorunda kaldı. Polonyalılar da burayı geri alır almaz hemen havaya uçurup kullanılmaz hale getirdiler.
Almanlar bu iki gaf yüzünden bir baskının kendilerine sağlayacağı üstünlüğü kaybettiler
ve Hitler'in saldın niyetinde olduğundan kimsenin kuşkusu kalmadı. Daha sonraki günler boyunca yapılan hava keşifleri düşmanın, elindeki bütün demir ve karayollarını kullanarak kendi sınır bölgelerine takviyeler göndermekte olduğunu doğruladı. Önce verilen, sonra iptal edilen emirlerin sonucuydu bu.
Paulus planlarını baştan aşağı değiştirmek zorunda kaldılar. Zırhlı ve motorlu birlikler ikinci hatta çekildi. İlk darbeyi piyade indirecek, Polonya savunma hattını çökertecek, gedikler açacak, böylece de tanklar düşman topraklarına derinliğine girme olanağını bulacaklardı. Daha önce baskınla elde edileceği sanılan her şey çetin çarpışmalara mal olacaktı.
Öteki Alman orduları da kendi kuvvetlerini çarçabuk toparlamak zorunda kaldılar ama aldıkları bu yeni taktik tertibat yüzünden asıl stratejik hedeflerini değiştirmediler. Eskiden olduğu gibi Alman Orduları Başkomutanlığının amacı şuydu:
•Polonya Ordusu'nun seferberlik ilan edip toparlanmasını önlemek ve Silezya'dan, Pomeranya'dan, Doğu Prusya'dan başlayarak aynı noktada birleşecek olan bir saldın ile Vistül-Narev hattının batısına yerleşmiş olan düşman külli kuvvetlerini yok etmek...
Her şey, kıskacın iki kocaman kolunun kapanmakta göstereceği çabukluğa bağlı bulunuyordu.
Polonya Ordusu'nun külli kısmının Vistül nehrini aşarak Doğu Polonya'nın derinliklerine sığınmasını önlemek. Böylece onu çok büyük bir cebin içine kapatmak gerekiyordu. Almanlar ancak o zaman Vistül nehrinin batısında kesin darbeyi indirecek duruma gelebileceklerdi.
Başarının ön koşulu Polonya göklerinde üstünlüğü hemen ele geçirmekti. Alman bombardıman uçaklarının, komutanlığın gerekli göreceği yerlerde kara yollan ile demiryolları kavşaklarını tahrip ederek düşmanın gerilerinde faaliyette bulunabilmeleri gerekiyordu. Son olarak, çarpışmaların en civcivli anında işe karışmaları için Alman Hava Kuvvetlerine güvenilmekteydi. Bombardıman uçaklarıyla Stuka'lar, iki kişilik uçaklarla avcılar durup dinlenmeden düşmana çullanacaklar ve her an ona öyle darbeler indireceklerdi ki, onun da teslim olmaktan başka yapacağı şey kalmayacaktı.
Hava kuvvetleri, savaş tarihinde ilk kez böylesine kesin bir rolü üzerlerine almaktaydılar.
Yine ilk kez, bu kuvvetler tam bir bağımsızlık içinde, kimseden emir almadan iş göreceklerdi. Bu kuvvetler kendilerine beslenen büyük umutlara layık olmayı bilecekler miydi acaba? Karada olduğu kadar havada da, cephede olduğu kadar cephenin çok gerilerinde de aynı anda ve her yerde faaliyette bulunmaya yeterli kuvvetlere sahip olacaklar mıydı?
6.Bölüm sonu
( Cajus Bekker’ın 4000 Metreden Hücum kitabının 14-24 arası sayfalarından alıntıdır, hikâyenin gidişatına göre 10.Ordu komutanı ismi düzeltilmiştir.)
Çünkü yarın savaş başlıyordu. Alman Hava Kuvvetlerinin büyük şefi Hermann Göring, Potsdam yakınındaki Werder parkına rahat rahat yerleşmiş, saat 18.30'a doğru da radyo ile parolayı vermişti. Günler boyunca iki hava ordusunun tümenleriyle filoları gittikçe artan bir kaygıyla bu parolayı bekliyorlardı. Polonya sorunu sahiden zora başvurularak mı çözülecekti? Şimdiyse parola gelmiş bulunuyordu: 26 Ağustos günü saat 4.30'da Ostmark üzerinde uçulacak... "
Schönwald Silezya'daki bir ilçe merkezi olan Rosenberg'in biraz doğusunda, Grunsruh sınır karakolundan da kara yoluyla on kilometre uzaktaydı. Tuğgeneral baron Wolfram von Richthofen, komuta postasını buraya yerleştirmişti. Kanı kaynayan bu subay, cepheden çok uzaklara yerleşerek yan gelip yatmaktan hoşlanmazdı. Ulaşım hatlarımız piyadenin öncüleriyle at başı beraber gitmelidir," derdi. Ulaşım hatları demek, taptaze haberler demekti. Hiçbir komutan iyi bağlantılar kurmadıkça birliklerini gereği gibi sevk ve idare edemez. Alman Hava Kuvvetlerinin İspanya iç savaşından aldığı en önemli derslerden biri de bu idi. Aksaklık çoğu zaman bundan ileri gelmekteydi.
Richthofen İspanyol iç savaşının sonuna dek Kondor Hava Lejyonunun komutanlığını yapmıştı. O zamandan beri de, bir kişinin dışında, kurmayında aynı subaylar bulunmuştu. Bu subayların da özel bir durumları vardı. Alman Hava Kuvvetlerinden olup Polonya harekâtına katılacak subaylar arasında en yeni savaş tecrübesine sahip olanlar onlardı. Komutanları gibi onlar da hava kuvvetinin yer birliklerinin ilerleyişini kesin bir etkinlikle destekliye bileceğini öğrenmişlerdi.
Hava kuvvetinin görevi açık ve kesindi. Bunlar Polonya sınırındaki tahkimatta gedik açacaklar, Silezya'dan gelen 10.Ordu da buradan içeriye dalacaktı. Sonra hava kuvvetleri ilk darbeyi vurmakla görevli bu ordunun doğru Varşova üzerine yapacağı saldırıda ona yardımcı olacaklardı.
Onun için de Richthofen savaşçıların hemen yanı başında olmak istiyordu. Sabahleyin onun savaş postasının, daha dün gece savaşılmış olan yerde bulunması gerekti. Bağlantıları sağlamak için kullandığı yöntem bu idi. Bir yandan da generalin içine kurt düşmüş bulunuyordu. Ulaşım hatları teorik olarak o bölgenin hava komutanlığına bağlıydı ama o ana dek kendisine hiçbir haber gelmiş değildi.
Kurmay başkanına: Dikkat et Seidemann, dedi. "Yarına dek ters yönde bir emir gelirse bunu yerine ulaştırma olanağına sahip bulunmayacağız” Dedi. Saat 20'ye birkaç dakika vardı. Richthofen, içine doğanların ne dereceye kadar yerinde olduğunu bilmiyordu henüz.
10.Ordu Komutanı General Guderian ile emir subayı Binbaşı Wietersheim Grunsruh'da sınıra giden yol üzerinde yer almışlardı. Bu ordunun motorize birlikleri yarım saatten beri doğu yön ünde ilerliyorlardı. Schönwald şatosu XVI Kolordunun tuttuğu kesimin merkezindeydi. Tümgeneral Höpner' in komutasındaki bu kolordu. 10.Ordunun öncü birliği idi. 1. ve 4. Zırhlı Tümenleri ertesi gün saat 4.30'da dört kilometre genişliğinde bir cephe üzerinden sının aşacaklar, düşmanda yaratacakları şaşkınlıkla kargaşalıktan yararlanacaklardı. Hiç sağa sola bakmadan düşman hatları içine derinliğine dalacaklar; güneyde Lublinitz'teki, kuzeyde Wielun'daki Polonya blokhavzlanndan meydana gelen hattı, daha sonra Tschenstochau endüstri bölgesini aşacaklar; doğruca Radamsko'nun ve Warthe nehri köprülerinin üzerine çullanacaklardı.
Richthofen kendi komuta postasının yerini kılı kırk yararcasına dikkatle seçmişti. 10.Ordu Komutanına da kendi genel karargâhını Schönwald'da kurmayı önererek. Bir taşla iki kuş vurmuştu. Guderian seve seve kabul etmişti bunu. Şatonun sahibi olan Studnitz ailesi burasını çok ince bir zevkle döşemişti. Yanyana olmak ilkesi bundan daha iyi gerçekleştirilemezdi.
Ertesi gün zırhlı kuvvetleri saldırıya geçecek olan Generalle bu kuvvetlere yol açacak Stuka'lara komuta eden kapı-karşı komşuydular. Saat 20 oldu. Guderian'la Richthofen şatonun kapısı önünde durmuşlar, önlerinden geçen bitmez tükenmez bilmeyen birlikleri seyrediyorlardı.
Birdenbire Teğmen Hans Seidemann çıkageldi. Soluk soluğa idi:- ·Generalim, birinci emir iptal edildi: 'Ostmark üzerinde uçuş' yapılmayacak,• dedi. Richthofen dona kalmıştı, tek söz söylemeksizin ona bakmakla yetindi. Seidemann devam etti:
- Haber bize, doğru 2'nci Hava Tümeni'nden geliyor. Führer'in emriyle 26 Ağustos günü hiçbir çarpışma yapılmıyacak. Fakat kuvvetler yığınak yapmağa devam edecekler... Richthofen kızgın bir soluk aldı:
- İşte şimdi hapı yuttuk,• dedi. <<Çabuk, yeni emri her yere ulaştır! Hem de iki yola, üç yola birden başvurarak! Telgrafla radyo ile posta erleriyle! Emrin kendilerine ulaştığını da hemen bildirsinler. Yarın sabah bizden hiç kimse saldırıya geçmesin sakın! Tek bir uçak bile! Savaştan sorumlu biz oluruz yoksa!>>
Sonra Richthofen, Guderian'dan izin alarak içeriye koştu. Radyo arabalarında ve şatonun yakınına kurulu muhabere çadırlarında emirler birbirini kovalıyor, telefon konuşmaları hatları tıkıyor, dışarıda da posta erleri yola çıkmış bulunuyorlardı bile. Richthofen'in uçak gruplarıyla filotillaları uçuş yerlerini öğleden sonra işgal etmişlerdi. Kimi birliklerden hiç ses - seda çıkmamıştı. Bu yüzden onların nerede bulunabileceklerini kimse bilmiyordu. Uçuş alanları da
Birbirlerinden çok uzakta ve cephenin çok gerisindeydi. Memur zihniyetli askerler Richthofen'in İspanya'dan gönderdiği raporlara uzun boylu aldırış etmemişlerdi. Albay Günter Schwartzkopff'un 77'nci Stuka Filosu ile iki hava grubu Oppeln'in batısında Neudorf'ta; Albay Baier'in 2'nci filosunun iki Stuka grubu da Steinberg yakınındaki Nieder-Ellguth'ta bulunuyorlardı. Binbaşı Werner Spielvogel'in komutasındaki II/LG 2, işaretli bombardıman grubuna gelince, bunu cehennemin bucağına, ta Altsiedel'e yerleştirmişlerdi. Yine onun komutasındaki çift yüzeyli Hs 123 tipi uçaklar da o kadar .az yakıt alıyorlardı ki düşman hatlarının içine 130 kilometreden fazla giremiyeceklerdi. Richthofen sınırın hemen yakınındaki Alt - Rosenberg'de hemen dermeçatma bir alan yapılmasını emretmişti. Bir yandan da ateş püskürüyor:
- Spielvogel'in düldülleri Altsiedel'den sınıra kadar uçtular mı benzinlerinin yansını yakacaklar," diye bağırıyordu.
Son olarak da Yüzbaşı Genzen komutasındaki 2'nci Çift Yüzeyli av uçakları filosunun 1. grubu Oppln'in güneyindeki Gross Stein'de mevzi almış bulunuyordu. İlk emri iptal eden ikinci emir ona vaktinde ulaşabilecek miydi?
Saat 20.30'da General Guderian başını kapının aralığından içeriye uzattı. Pek keyifli bir hali vardı:
- ·Uçaksız savaşacağız demek, azizim, “dedi.
Richthofen soran gözlerle bakarken, ekledi:
- ·Ben hiçbir yeni emir almadım Yürüyüşe geçiyorum…
10.Ordu Komutanı, Oppln'in kuzey doğusundaki ormanlarda, Turawa'da bulunan Kurmay Başkanı General Paulus'la saatlerden beri her türlü teması kaybetmişti. Fakat birlikler doğu yönünde ilerlemeye devam ettiklerine göre bu, onlara hiçbir haberin gitmediği anlamına geliyordu. Bu yüzden de Guderian çekiniyordu. Kesin bir emir almadan her şeyi durdurmalı mıydı acaba?
Richthofen:
- Bana kalırsa siz bunu doğrudan doğruya Berlin'e sorun, bu iş için de hava kuvvetlerinin radyo şebekesinden yararlanın,"' dedi.
Saat 20 sularında da acayip bir mesaj havaları aşıyor ve şöyle diyordu:
<<Hava Kuvvetleri Komutanı, 10.Ordu Komutanı adına soruyor: Yürüyüşü durdurma emri 10.Ordu için de geçerli midir?>>
Mesaj hiyerarşik yolları izledi. İlkin 2'nci Tümene, oradan 4.Hava Ordusu’na, oradan da Hava Kuvvetleri Başkomutanlığına gitti. Şifreyi çözen haber alma subayları gözlerine inanamadılar.
Bir yandan da saatler akıp gidiyordu. 21.30 Zırhlı birlikler hep doğu yönünde ilerleyerek Schönwald şatosunun önünde homurdanarak geçip gidiyorlardı. Saat 22: Onların peşinden, sınıra giden yol üzerinde piyade kolları geliyordu. Saat 22.30: Richthofen rahat bir soluk aldı: Komutası altındaki bütün birlikler, yeni emri aldıklarını bildirmişlerdi. Fakat piyadenin böyle bir emrin geldiğinden, ilk emri iptal ettiğinden haberi yoktu. Ve hiç istifini bozmadan doğu yönünde ilerleyişini sürdürüyordu. Nihayet saat 23'de Berlin'den cevap geldi. Hava Kuvvetleri Başkomutanlığı, General Guderian’a Alman Orduları Başkomutanlığının şu mesajını iletiyordu:
·Her türlü saldın hareketini durdurma emri 10.Ordu için de geçerlidir.
Hemen hemen aynı anda piyade alayları iki generalin önünde hareketsiz kaldılar. Gece yarısından biraz sonra da ters yönde ilerlemeye başlayacaklardı. Çok geçmeden işin içyüzü anlaşıldı. Ordu, güney ordular grubunun kendisine aktardığı, birinci emri iptal eden ikinci emri almıştı ama o sırada General Guderian ileri komuta postasında bulunuyordu. Fakat kendisiyle Turawa arasında telgraf, saatler boyu işlememişti. Yola çıkarılan haberciler ise trafik güçlüklerini yenme işini başaramamışlardı bir türlü. Turawa'da General Paulus duruş emrini hemen kolordulara iletti. Emir kolordulardan tümenlere, tümenlerden alaylara, alaylardan bölüklere giderek sınırdaki öncülere dek ulaştı. Genel saldırıdan dört saat önce düşman hatlarının gerilerine sızma emri alan ve bir takım özel görevleri yerine getirecek olan hücum birliklerine de yeni durum bildirildi. Paulus şu noktadan hareket etmişti: Ordusu gerisin geriye dönerse şefi çarpışmaları kendiliğinden başlatmayacaktı. Onun için Paulus ilk iş olarak birliklerin durumuyla meşgul olmuştu. İşlerin hiçbir aksaklığa meydan kalmadan olup bitmesini bir mucize saymak gerekiyordu.
Fakat bu mucizenin olmamasına kıl payı kalmıştı. Bütün 10.Ordu kesiminde tek bir hücum birliği ilk emrin iptal edilişinden habersizdi. Bu birlik, 46'ncı Piyade Tümeni'nin cephesi önünde, Lublinitz blok havzalarının karşısında mevzilenmiş bulunuyordu. Bu birlik, aldığı emirlere uyarak geceleyin düşman hatlarının içine daldı. Saat 4.30'da 30 asker Polonyalılar üzerine ateş açtı. Bu çarpışmaların başlayacağı saatti. Alman taburları o saatte saldırıya başlayacaklar, böylece düşmanı iki ateş arasına alacaklardı, Fakat küçük birlik yok edildi ve sınır üzerinde sessizlik devam etti.
Buna benzer bir başka olay da Slovakya'da, Güney Ordular Grubunun sağ kanadında, General List'in 14.Ordusunda görüldü. Bir demiryolu tüneli Alman saldırısının ikmal ve iaşesi için önemli bir ulaşım noktasıydı. Tüneli işgal etmekte olan hücum birliği geri çekilmek ve burasını bırakmak zorunda kaldı. Polonyalılar da burayı geri alır almaz hemen havaya uçurup kullanılmaz hale getirdiler.
Almanlar bu iki gaf yüzünden bir baskının kendilerine sağlayacağı üstünlüğü kaybettiler
ve Hitler'in saldın niyetinde olduğundan kimsenin kuşkusu kalmadı. Daha sonraki günler boyunca yapılan hava keşifleri düşmanın, elindeki bütün demir ve karayollarını kullanarak kendi sınır bölgelerine takviyeler göndermekte olduğunu doğruladı. Önce verilen, sonra iptal edilen emirlerin sonucuydu bu.
Paulus planlarını baştan aşağı değiştirmek zorunda kaldılar. Zırhlı ve motorlu birlikler ikinci hatta çekildi. İlk darbeyi piyade indirecek, Polonya savunma hattını çökertecek, gedikler açacak, böylece de tanklar düşman topraklarına derinliğine girme olanağını bulacaklardı. Daha önce baskınla elde edileceği sanılan her şey çetin çarpışmalara mal olacaktı.
Öteki Alman orduları da kendi kuvvetlerini çarçabuk toparlamak zorunda kaldılar ama aldıkları bu yeni taktik tertibat yüzünden asıl stratejik hedeflerini değiştirmediler. Eskiden olduğu gibi Alman Orduları Başkomutanlığının amacı şuydu:
•Polonya Ordusu'nun seferberlik ilan edip toparlanmasını önlemek ve Silezya'dan, Pomeranya'dan, Doğu Prusya'dan başlayarak aynı noktada birleşecek olan bir saldın ile Vistül-Narev hattının batısına yerleşmiş olan düşman külli kuvvetlerini yok etmek...
Her şey, kıskacın iki kocaman kolunun kapanmakta göstereceği çabukluğa bağlı bulunuyordu.
Polonya Ordusu'nun külli kısmının Vistül nehrini aşarak Doğu Polonya'nın derinliklerine sığınmasını önlemek. Böylece onu çok büyük bir cebin içine kapatmak gerekiyordu. Almanlar ancak o zaman Vistül nehrinin batısında kesin darbeyi indirecek duruma gelebileceklerdi.
Başarının ön koşulu Polonya göklerinde üstünlüğü hemen ele geçirmekti. Alman bombardıman uçaklarının, komutanlığın gerekli göreceği yerlerde kara yollan ile demiryolları kavşaklarını tahrip ederek düşmanın gerilerinde faaliyette bulunabilmeleri gerekiyordu. Son olarak, çarpışmaların en civcivli anında işe karışmaları için Alman Hava Kuvvetlerine güvenilmekteydi. Bombardıman uçaklarıyla Stuka'lar, iki kişilik uçaklarla avcılar durup dinlenmeden düşmana çullanacaklar ve her an ona öyle darbeler indireceklerdi ki, onun da teslim olmaktan başka yapacağı şey kalmayacaktı.
Hava kuvvetleri, savaş tarihinde ilk kez böylesine kesin bir rolü üzerlerine almaktaydılar.
Yine ilk kez, bu kuvvetler tam bir bağımsızlık içinde, kimseden emir almadan iş göreceklerdi. Bu kuvvetler kendilerine beslenen büyük umutlara layık olmayı bilecekler miydi acaba? Karada olduğu kadar havada da, cephede olduğu kadar cephenin çok gerilerinde de aynı anda ve her yerde faaliyette bulunmaya yeterli kuvvetlere sahip olacaklar mıydı?
6.Bölüm sonu
( Cajus Bekker’ın 4000 Metreden Hücum kitabının 14-24 arası sayfalarından alıntıdır, hikâyenin gidişatına göre 10.Ordu komutanı ismi düzeltilmiştir.)
Alman sanayisi ve halkın fedakârlıkları ile üç buçuk yıl gibi bir sürede Wehrmacht kelimenin tam anlamıyla baştan yaratılmıştı öncelikle Tümenlerin destek bölükleri düzenlenmiş ve ateş gücü ciddi miktarda arttırılmıştı. En ciddi değişiklikler ise Motorlu ve zırhlı birliklerde yapılmıştı Panzer Tümenleri Panzer I i envanterden çıkartmış Panzer II üretimini azaltıp Panzer III ve Panzer IV üretimi artmış mobil birlikler için kundağı motorlu obüs üretimine başlanılmıştı
23 Ağustos 1939 da savaş kapımızdayken
Wehrmacht’ın gücü toplamda 30 dan 92 Tümen e çıktı.
Donanmamıza 1 Ağır 2 hafif Kruvazör 10 destroyer ve 8 adet deniz altı katıldı aynı süre zarfında 200 olan konvoy gemi sayımızı 400 e çıkardık.
Luftwaffe’de hatırı sayılır takviyelerle elindeki eski savaş ve taktik bombardıman uçaklarını envanterinden çıkartıldı yerine 1200 yeni savaş uçağı ile 200 yeni Taktik bombardıman uçağı envantere girdi. 80 adet pike bombardıman uçağı sayımız 1000 e Nakliye uçağı sayısı ise 4 den 8 çıkartıldı Torpido bombardıman filomuz yeterli görüldüğü için sayısı değiştirilmedi.
Genel Plana göre C Ordu Grubu;
1.Ordu Erwin von Witzlaben komutasında Lüksemburg ile Ren nehri arasındaki bölgende savunma pozisyonunda olacak.
5.Ordu Fedor von Bock komutasında Belçika ve Hollanda sınırlarında savunma pozisyonunda olacak.
7.Ordu Ernst Eberhard Hell komutasında Karlsruhe ile İsviçre sınırı arasında savunma pozisyonunda olacak
Polonya sınırında bulunan Kuzey ve Güney ordu grupları ise;
8.Ordu Johannes Blaskowitz komutasında Poznan istikametinde taarruz a geçecek.

14.Ordu Wilhelm List komutasında Krakow üzerinden Güneydoğu Polonya’ya taarruz edecek
3.Ordu Georg von Küchler komutasında Danzig koridoru ile Poznan arasında bir yarma gerçekleştirecek.
4.Ordu Günther von Kluge Komutasında Vistül nehrine ve Danzig’e taaruz ederk 4.ve10. Ordularla bağlantı kurmaya çalışacak.
Bunun dışında Wehrmacht 7 Tümenini Kuzey Almanya da Fransız ve İngiliz saldırısı ihtimaline savunma pozisyonunda tutarken Güney ordu grubunda 7 Kuzey Ordu Grubunda 4 Tümeni de yedek olarak bekletmekteydi.
Barış için ufakta olsa bir umut vardı ta ki 31 Ağustos’a kadar …
23 Ağustos 1939 da savaş kapımızdayken
Wehrmacht’ın gücü toplamda 30 dan 92 Tümen e çıktı.
Donanmamıza 1 Ağır 2 hafif Kruvazör 10 destroyer ve 8 adet deniz altı katıldı aynı süre zarfında 200 olan konvoy gemi sayımızı 400 e çıkardık.
Luftwaffe’de hatırı sayılır takviyelerle elindeki eski savaş ve taktik bombardıman uçaklarını envanterinden çıkartıldı yerine 1200 yeni savaş uçağı ile 200 yeni Taktik bombardıman uçağı envantere girdi. 80 adet pike bombardıman uçağı sayımız 1000 e Nakliye uçağı sayısı ise 4 den 8 çıkartıldı Torpido bombardıman filomuz yeterli görüldüğü için sayısı değiştirilmedi.
Genel Plana göre C Ordu Grubu;



Polonya sınırında bulunan Kuzey ve Güney ordu grupları ise;


10.Ordu Heinz Guderian komutasında Lodz üzerinden Vistül nehrine taarruz edip 4.Ordu ile bağlantı kurarak Varşova ile Polonya Ordusunun bağlantısını kesecek.



Bunun dışında Wehrmacht 7 Tümenini Kuzey Almanya da Fransız ve İngiliz saldırısı ihtimaline savunma pozisyonunda tutarken Güney ordu grubunda 7 Kuzey Ordu Grubunda 4 Tümeni de yedek olarak bekletmekteydi.
Barış için ufakta olsa bir umut vardı ta ki 31 Ağustos’a kadar …
“Bu anlaşmanın, bizim zamanımız için barış demek olduğuna inanıyorum” Neville Chamberlain (Münih Antlaşmasının sonrasında)
23-30 Ağustos arasında Avrupa’nın ileri gelen ülkeleri Almanya-Polonya krizinin giderilmesi için çok çaba sarf etmişti hala barış ihtimalinin olduğunu düşünenlerin hayalleri 31 Ağustos gecesi son bulmuştu. Bir grup Polonya askeri Gleiwitz Radyo istasyonunu ele geçirerek Alman karşıtı yayın yaptılar bu olay zaten uzak görünen barış ihtimalini tamamen yok etti.
1 Eylül 1939 saat 05.00 Alman birlikleri Polonya sınırını geçmeye başladılar ilk sızan sabotaj ve baskın birlikleri savaşın açılış safhasında düşman üzerinde panik ve kargaşa yaratmayı başardı.
Saat 09.00 da ilk şoku atlatan Polonya piyadesi Opole şehri önlerinde 13. Motorlu Piyade Tümeni öncülerini pusuya düşürse de fazla etkili olamadı ve çekilme manevralarına devam etti.
Aynı saatlerde 18.Piyade Tümeni de Katowice’da Polonya’nın 25. Piyade tümeni ile sıcak temas sağladı.
Lublin istikametinde taarruza başlayan 14. Ordu Öğle saatlerinde Bielsko bölgesinde 16. Polonya tümeni ile temas sağladı Germania Motorlu Piyade Tümeninin beklenenden daha sert taarruza geçmesi ile General Andres komutasındaki tümen taktik geri çekilme manevraları ile teması kesmeye çalıştı.
Savaşın üzerinden 12 saat geçtikten sonra gelen raporlarda iki önemli detay göze çarpıyordu ilki Doğu Prusya’dan taarruza başlayan Kempf Panzer Tümeni Cieckanov da düşmanı mağlup edip Kuzeybatı ya atmış Vistül nehrine ileri harekatına devam ediyordu ikinci olarak 12 saatlik çatışmalar sonunda düşmanın 830 kayıp vermişti bu Yüksek komutanlık savaşın beklenenden daha erken biteceği kanısına varmıştı.
Gün biterken Danzig kıyılarına hareket emri veren Amiral Raeder biri Polonya destroyeri olan ile iki gemi ile görsel temas sağlıyor fakat gemiler gece karanlığından yararlanarak gözden kayboluyorlar.
Yeni günün ilk saatlerinde genel duruma göre;
- 4. Ordunun 2. Motorlu Piyade ve 3. Panzer Tümeni Chojnice-Bydgoszcz hattıı yarmış ama saldırıya uğrayarak savunma pozisyonunda kalmıştı.
- Batı da 8. Ordu Poznan istikametinde taarruzlarına devam ederek düşmanı cephede tutmaya çalışmaktaydı.
10. Ordunun Zırhlı birlikleri Lodz un batısında geniş bir yarma gerçekleştirerek Polonya ana kuvvetleri ile Varşova-Lodz bağlantısını kopartmaya çalışıyordu.
- Kuzeyde Kempf Panzer Tümeni Vistül nehrine ulaştı fakat nehir geçiş hazırlıklarına başlarken saldırıya uğrayıp savunma durumuna geçmişti.
- 14.Ordu fazla mukavemet görmeden Krakow istikametinde operasyonlarına devam ediyordu.
2 Eylül akşam saatlerinde gece yarısından beri yer yer devam eden General Andres in 24. Piyade Tümeni saldırılıları sabahın ilk ışıklarıyla Tümenimizi geriye atmak için şiddetini arttırdı fakat güçlü savunmamız karşısında takatinin sonuna gelen Polonya birlikleri ve hava kararırken teması kesmekten başka çare bulamadı.
3 Eylülde Vistül nehrinde 10.Ordu ile 4.Ordu temas sağladı ve Polonya’nın Batı ordusu tamamen kuşatılmış oldu, İleri harekâtlarına devam eden 10.Ordu birlikleri Krakow istikametine geniş bir kavis çizerek yöneliyorlar 4 Eylül ün ilk saatlerinde 10. Ordu Komutanı General Guderian Varşova’nın alındığını Yüksek Karargaha bildiriyor.
5 Eylül saat 16.00 da gelen raporlara Varşova’nın düşmesinin Polonya ordusu üzerinde tam bir çöküntüye sebep olduğu görülüyordu. Raporlara göre
- Poznan 4.ve 8. Ordulara bağlı tümenler tarafından kuşatılmış durumdaydı.
- Danzig bölgesinde 7 Polonya Tümeni 3.ve 4. Ordular tarafından kuşatılmış durumdaydı.
- 10. Orduya bağlı Zırhlı birlikler hızlı manevralarla Krakow cebini kapatmak üzere ileri harekâtlarına devam ediyorlar.
- Güney Ordu Grubuna e bağlı yedek birlikler Varşova istikametinde ilerleyerek 10.Ordunun yan ve gerisini emniyete almak için ilerliyorlar.
- Kempf Panzer Tümeni Varşova’nın kuzeyinde savunma savaşı vermekte.
Akşam saat 19.00 sularında 1.SS Motorlu Piyade Tümeni “LSSAH” Poznan'ı alabilmek için taarruza başlıyor.
6 Eylül Sabahı 13. Motorlu Piyade Tümeninin istihkâm bölüğü nehir geçişi için köprüleri kuruyor ve Tümen Krakow cebini kapatmak için harekâtını hızlandırıyor.
6 Eylül akşamüzeri 14 Gemilik İngiliz-Polonya filosu Danzig açıklarında filomuza saldırıya geçiyor çatışma sonucunda bölgede savaş gemimiz olduğunu anlayan düşman 3 uçak ve 1 destroyeri kan vergisi olarak bırakarak geri çekiliyor.
6 Eylül’ü 7 Eylül’e bağlayan gece Norveç ve Danimarka daki Müttefik faaliyetlerinden rahatsız olan Hitler Donanma komutanlığından Norveç ve Danimarka için bir istila planı hazırlamalarını istiyor.
8 Eylül gece yarısı von Küchler Komutasındaki birlikler Polonya’nın Danzig bölgesinde kalan son birliklerini imha etmek için nihai bir taarruza başlıyorlar.
9 Eylül 1939 saat 01.00 da Polonya ordusu silah bırakıyor ve mevcut hükumet İngiltere’ye kaçıyor. Polonya ordu depolarındaki bir miktar ekipman yine Polonya’da kurulacak iç güvenlik birliklerinin kullanımı için ayrılıyor.
Müttefiklere göre 1 yıl Hitler’e göre 3 Hafta sürecek savaş 9. Gününde bitimişti Ordu Komutanlıklarından gelen raporlara göre Alman kayıpları 7 bin civarında iken Polonya kayıpları 81bin civarındaydı yaklaşık 200 bin Polonyalı asker de esir alınmıştı.
19 Eylülde Ruslar la yaptığımız anlaşmaya sadık kalarak Polonya’nın doğusunu Sovyetlerin kontrolüne bırakıyoruz.
Polonya’da silahların susmasına rağmen ok yaydan çıkmış Danzig krizinden yeni bir savaş doğmuştu
Hitler tarafından korkak solucanlar olarak görülen İngiliz ve Fransız liderlerinin Almanya’yı istila etmek için ortak bir harekât a başlamak üzere olduklarını gösteren raporlar gelmeye başlamıştı ve Kiel ile Bremen deki Tümenler bölgelerinde ciddi askeri hareketliliklerin olduğuna dair raporları Hitler e ulaşıyordu Polonya da düzenin tahsis edildiğine inanan Hitler birkaç tümeni Polonya da bırakarak Ekim ayının ortasında bütün orduların kademeli olarak Batıya gelmesi emrini verdi.
Acaba bu emirler geç mi verilmişti?
8. Bölüm sonu.
23-30 Ağustos arasında Avrupa’nın ileri gelen ülkeleri Almanya-Polonya krizinin giderilmesi için çok çaba sarf etmişti hala barış ihtimalinin olduğunu düşünenlerin hayalleri 31 Ağustos gecesi son bulmuştu. Bir grup Polonya askeri Gleiwitz Radyo istasyonunu ele geçirerek Alman karşıtı yayın yaptılar bu olay zaten uzak görünen barış ihtimalini tamamen yok etti.







- 4. Ordunun 2. Motorlu Piyade ve 3. Panzer Tümeni Chojnice-Bydgoszcz hattıı yarmış ama saldırıya uğrayarak savunma pozisyonunda kalmıştı.
- Batı da 8. Ordu Poznan istikametinde taarruzlarına devam ederek düşmanı cephede tutmaya çalışmaktaydı.
10. Ordunun Zırhlı birlikleri Lodz un batısında geniş bir yarma gerçekleştirerek Polonya ana kuvvetleri ile Varşova-Lodz bağlantısını kopartmaya çalışıyordu.
- Kuzeyde Kempf Panzer Tümeni Vistül nehrine ulaştı fakat nehir geçiş hazırlıklarına başlarken saldırıya uğrayıp savunma durumuna geçmişti.
- 14.Ordu fazla mukavemet görmeden Krakow istikametinde operasyonlarına devam ediyordu.



- Poznan 4.ve 8. Ordulara bağlı tümenler tarafından kuşatılmış durumdaydı.
- Danzig bölgesinde 7 Polonya Tümeni 3.ve 4. Ordular tarafından kuşatılmış durumdaydı.
- 10. Orduya bağlı Zırhlı birlikler hızlı manevralarla Krakow cebini kapatmak üzere ileri harekâtlarına devam ediyorlar.
- Güney Ordu Grubuna e bağlı yedek birlikler Varşova istikametinde ilerleyerek 10.Ordunun yan ve gerisini emniyete almak için ilerliyorlar.
- Kempf Panzer Tümeni Varşova’nın kuzeyinde savunma savaşı vermekte.








Polonya’da silahların susmasına rağmen ok yaydan çıkmış Danzig krizinden yeni bir savaş doğmuştu
Hitler tarafından korkak solucanlar olarak görülen İngiliz ve Fransız liderlerinin Almanya’yı istila etmek için ortak bir harekât a başlamak üzere olduklarını gösteren raporlar gelmeye başlamıştı ve Kiel ile Bremen deki Tümenler bölgelerinde ciddi askeri hareketliliklerin olduğuna dair raporları Hitler e ulaşıyordu Polonya da düzenin tahsis edildiğine inanan Hitler birkaç tümeni Polonya da bırakarak Ekim ayının ortasında bütün orduların kademeli olarak Batıya gelmesi emrini verdi.
Acaba bu emirler geç mi verilmişti?
8. Bölüm sonu.
26 Ekim gece yarısı gelen bir haber Berlin’e bomba gibi düştü Ekim ayı başından beri devam eden Müttefik donanma manevraları sonunda ani bir amfibi harekâtla sonuçlanmıştı İngiliz birlikleri Kiel kanalının doğusuna Fransız kuvvetleri ise Bremen bölgesindeki Cuxhaven a en az 7 tümen asker çıkartmışlardı.






















Amiral Dönitz’e göre 20 Kasım ve 20 Aralık deniz zaferleri Alman donanması için bir başlangıç olacak ve adını tarihe altın harflerle yazdıracaktı.
23 Aralık günü Berlin’de yapılan bir toplantıdan sonra Von Manstein tarafından oluşturulan “Sedan planı” kabul gördü ve hazırlıklara başlandı.
9.Bölüm sonu.