Antik Tarih: Roma - Selevkos Savaşı (MÖ 192 - 188)
#1
ROMA - SELEVKOS SAVAŞI (MÖ 192 - 188)
Aynı zamanda Suriye Savaşı veya Antiochus Savaşı olarak da bilinen Roma - Selevkos Savaşı milattan önce 192 ila 188 seneleri arasında gerçekleşti. Bu savaş ile Birinci Makedonya Savaşı (MÖ 214 - 205) ve İkinci Makedonya Savaşı (MÖ 200 - 197) sonrasında Roma 100 yıl içerisinde İskender'in mirasçısı ikinci bir devletle karşılaşmış oluyordu. Savaş her ne kadar Suriye Savaşı olarak bilinse de, dönemin Selevkos İmparatorluğu toprakları Suriye'den çok daha ötesini kapsamaktadır. Milattan önce 196 senesinde başlayan bir bakıma "soğuk savaş" döneminde Roma ve Selevkos güçleri küçük Yunan devletleriyle ittifaklar kurarak bölgedeki nüfuzlarını arttırma faaliyetleri göstermiştir.

Savaşa Giden Yol
Birinci Makedonya Savaşı (MÖ 214 - 205) sonrasında Yunan topraklarında artan Roma nüfuzu Roma ile Selevkoslar arasındaki bu savaşı kaçınılmaz hale getirdi. Bu dönemde imparatorluğunun doğudaki topraklarını geri almakla meşgul olan 3. Antiochus, savaşın sona ermesinin hemen ardından Anadolu topraklarında çeşitli seferler düzenledi. Selevkoslar tarafından bu seferler esnasında kuşatılan Smyrna ve Lampsacus Roma'dan yardım talep etti. Trakya topraklarında barbarlarca yıkılmış olan Lysimacheia kentini tekrardan kuran Antiochus, bu şehirde Makedonya Kralı 5. Filip ile barış antlaşması imzalamış Roma delegelerden dördünü huzuruna kabul etti.

Roma Selevkoslardan Trakya topraklarından çıkmasını ve Anadolu'daki özgür Yunan şehirlerine saldırmamasını talep ediyordu. Antiochus bu talebe kendisi nasıl İtalya'ya karışmıyorsa, Roma'nın da Anadolu topraklarına karışma gibi bir hakkının olmadığını belirterek yanıt verdi. Ona göre Trakya atalarının toprağıydı ve oraya sefer düzenlemek en büyük hakkıydı. Roma delegeleri ve Selevkos İmparatoru arasındaki bu görüşme Mısır firavununun öldüğüne dair yanlış bir haberin Lysimacheia'ya ulaşması üzerine sona erdi.

Makedonya'yı Yunanistan'da yenilgiye uğratmış Roma bölgenin Selevkos nüfuzu altına girmesine sessiz kalamazdı. Savaş öncesinde Roma Yunanistan'ı kendi nüfuz alanında, Anadolu'yu ise iki ülkenin nüfuz alanlarının arasında kalan bariyer olarak görüyordu. İlginç bir şekilde Antiochus'un popülaritesi Romalıları tedirgin eden unsurlardan oldu. Doğuda düzenlediği sefer sonrası kendisini "Büyük Kral" ilan eden Antiochus, İkinci Pön Savaşı (MÖ 218 - 201) sonrasında Kartaca'dan ayrılmak zorunda kalan Hannibal'i sarayına kabul etti.

Romalılardan farklı olarak Selevkoslar Anadolu ve Trakya'yı kendi imparatorluklarının parçası olarak görüyor, Yunanistan'ı iki gücün nüfuz bölgelerinin arasındaki bariyer olarak yorumluyordu. Yunanistan Roma'nın sayılamazdı ve isteyen şehir devleti istediği ülkeyle müttefik olabilirdi.

Yunanistan'da Birinci ve İkinci Makedonya Savaşları esnasında Roma ile müttefik olan Aetolia Birliği artık Roma'nın Yunanistan'daki nüfuzundan rahatsız olmaya başlamıştı ve her geçen gün Roma'ya daha düşmancıl yaklaşmaya başlıyordu. Buna karşın kuzeyde, Roma'nın düşmanı konumunda olan Makedonya Kralı 5. Filip Selevkosların "Yunanistan'ın koruyucusu" politikasından rahatsız oluyordu ve bu durum onu Roma'ya yaklaştırıyordu. Uzun yıllardır Roma'nın müttefiği olan Pergamum ve Rodos kentleri Selevkos tehditi altındaydı.

Selevkos orduları Trakya'daki seferlerinde çeşitli başarılar elde ederken Anadolu'da hem Smyrna hem de Lampsacus şehirleri dayanmaya devam ediyordu. Milattan önce 194 senesinde Selevkoslar Roma'ya delegeler gönderdi. Romalılar 3. Antiochus'tan yine Trakya topraklarından çıkmasını isterken, bunun yanında Yunanistan'da çeşitli tavizler vermeyi kabul ettiler. Selevkos delegeleri Trakya topraklarından çıkmayı kabul etmek gibi bir otoriteye sahip değildi, bu sebeple görüşmeler başarısızlıkla sona erdi.

Kesin olan şey Antiochus'un Yunan topraklarına girmesi durumunda Roma'nın da Yunanistan'a ordu çıkartacağıydı. Bunu bilen Aetolia Birliği Yunanistan'daki otoritesini güçlendirmek adına Sparta, Selevkoslar ve Makedonya'nın bulunduğu Roma karşıtı bir koalisyon oluşturmaya çalıştı. Bu çağrı başarısız olsa da Sparta'nın kaybettiği kıyı şehirlerini geri alma denemeleri Roma - Sparta Savaşı (MÖ 195) ile sonuçlandı.

1024px-Aegean_Sea_192_BC.png

Savaş öncesi durum

Yunanistan Savaşı
Sparta'da Nabis'in yenilgisi sonrasında Aetolia Birliği harekete geçti. Antiochus'un savaşı başlatanın Romalılar olması durumunda Aetolia Birliğinin yanında olacağını belirtmesi üzerine Aetolialılar Demetrias ve Chalcis kaleleriyle, Sparta şehrini ele geçirdiler. Aetolia Birliğinin Sparta'ya hükmetmesi uzun süreli olmadı, bir süre sonra Achaea Birliği Sparta şehrinin yönetimini ele geçirdi.

Chalcis kalesine yapılan saldırı büyük bir felaketle sonuçlanmıştı. Roma desteğiyle bağımsızlığını elde eden bu bölge çok önemli bir direniş göstererek Aetolia Birliğini hezimete uğrattı. Aetolia Birliğinin bu saldırıları Roma'yı Yunan topraklarına dönmeye zorladı. Selevkos güçleri buna cevap olarak milattan önce 192 senesinde 10 bin piyade, 500 süvari ve 6 fil ile Demetrias'a çıktı.

Yunan topraklarında kendisini sevilen biri olarak gören Antiochus, Roma ile girişilecek bir savaşın da Yunan topraklarında olmasını istiyordu. Yunan şehirlerinden Roma'ya karşı daha fazla antipati uman Antiochus, Aetolia Birliği tarafından bile hayalkırıklığına uğratılacaktı. Achaea Birliğinin Roma'nın yanında yer alacağını ilan etmesi üzerine 5. Filip Roma'dan taraf olduğunu duyurdu. Eğer Yunan topraklarını kendisi ele geçiremiyorsa, İskender'in bir başka mirasçısı da ele geçiremezdi.

Antiochus'un asker çıkarttığını duyan Romalılar Adriyatik'ten Epirus'a iki lejyon geçirdi. Milattan önce 191 senesinde yapılan muharebelerde Makedonya Kralı 5. Filip Antiochus'un Teselya'da ele geçirdiği bölgeleri geri alırken, Romalılar Aetolia'nın Selevkoslara destek yollamasını engelledi. Romalıların Aetolia'yı geçerek Selevkos güçlerine yaklaşması üzerine Antiochus Thermopylae'de savunma yapmaya karar verdi. Milattan önce 191 senesinin Nisan ayında tıpkı Sparta birliklerinin yenilmesi gibi dağlık araziyi dolaşarak düşman birliklerini arkadan saran 2 bin Roma askeri sayesinde Roma büyük bir zafer aldı. Bu yenilgi sonrasında Antiochus Anadolu topraklarına geri döndü, Aetolia Birliği ise teslim oldu.


antiochus.png

3. Antiochus "Basileus Megas"

Anadolu Savaşı
Anadolu'ya geçiş için Ege denizine büyük bir filo gönderen Romalılar, Pergamum ve Rodos ile işbirliği yaptı. İlk muharebe Corycus'ta yapıldı, bu muharebede Polyxenidas önderliğinde Selevkos filosu büyük bir yenilgiye uğradı. Bu yenilgi üzerine yeniden filo kurma emri veren Antiochus, Hannibal'i Phoenicia'ya gönderip 2. bir filo kurulmasını emretti.

Milattan önce 190 senesinde Konsül seçilen Lucius Scipio, İkinci Pön Savaşının kahramanı Scipio Africanus'un kardeşiydi. Lucius Scipio Anadolu'ya denizden geçmektense Makedonya ve Trakya toprakları üzerinden inmeyi tercih etti. Milattan önce 190 senesinde Roma ve müttefiklerinin Anadolu kıyılarında 3 filosu bulunuyordu: Rodos Filosu, Pergamum Filosu ve Roma Filosu. Antiochus bu savaşı kazanacaksa bu filoları birbirinden ayırıp hepsini teker teker yenilgiye uğrattıktan sonra Roma ordusunun geçişini engellemesi gerektiğinin farkındaydı.

Rodos filosunun pusuya düşürülüp önemli bir kısmının batırılması üzerine tıpkı Antiochus'un umduğu gibi düşman filoları bölünmek zorunda kaldı. Pergamum Filosu kuzeye çıkıp ordunun geçişini sağlarken, Roma ve Rodos Filoları Efes kıyısında bekliyordu. Hannibal'in filosunun önünün Rodos Filosu tarafından kesilmesi ve batması üzerine Antiochus'un elinde sadece Efes'teki ana filo kaldı. Roma Filosunun dikkatini Efes'ten uzaklaştırmak için Anadolu kıyısında Roma müttefiği Samos şehrine saldıran Antiochus bu planında başarılı olsa da, Polyxenidas Roma Filosunu tuzağa düşürmeyi başaramadı. Selevkoslar daha fazla gemiye sahipti, ancak Rodos'un hafif gemileri Selevkosların bu gemilerle Roma Filosunun etrafını sarmayı başaramamasına sebep olmuştu. Yapılan deniz savaşında Selevkos Filosunun yarıya yakını battı.

Bu yenilgi Roma güçlerinin Trakya'dan Anadolu'ya bir kesinti yaşamadan geçebileceği anlamına geliyordu. Her ne kadar geniş bir ordu kurmuş olsa da, bu noktada Antiochus Roma'nın bir önceki taleplerini kabul etmeye razıydı. Ancak bunun için çok geçti, Roma artık Selevkosların tüm Anadolu'dan çıkmalarını talep ediyordu.

Müzakerelerden ayrılan Antiochus doğuya dönerek uygun bir savaş alanı aradı. Son muharebe Magnesia bölgesinde yaşandı, Antiochus her ne kadar başarılı bir süvari saldırısı yapsa da, Roma ve müttefik güçleri Antiochus'un batı kanadını yararak merkezdeki Phalanx askerlerini ordunun geri kalanından izole etti. Muharebe sonrasında ordusunun yarısından fazlasını kaybeden Antiochus barış şartlarını konuşmaya hazır olduğunu duyurdu.

Treaty_of_Apamea.png

Savaş sonrası durum.

Barış
Magnesia muharebesi sonrasında savaş sona ermiş olsa da, nihai barış antlaşması milattan önce 188 senesine kadar imzalanamadı. Selevkoslar Anadolu'da Toros dağlarının arkasına çekilmeyi, Roma ve müttefiklerine taksitli bir biçimde ciddi boyutta bir savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. İkinci Makedonya Savaşında da benzeri yaşandığı üzere, Roma bölgeye gelip zaferler almasına karşın savaş sonrası Anadolu'da herhangi bir garnizon bırakma niyetinde değildi. 

Bu yenilgiye rağmen 3. Antiochus güçlü bir figür olarak hüküm sürmeye devam etti. İmparatorluğu batıda Toros dağlarından doğuda İran'a kadar uzanıyordu. Romalıların barışın hakim olduğu bariyer bölgeler hayali uzun sürmeyecek, 5. Filip'in ölümü sonrasında Makedonya tahtına Perseus'un geçmesi Roma'yı tekrardan savaşa sürükleyecekti.
[+] 3 üye Duman nickli üyenin bu iletisini beğendi.
Cevapla
 




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi



Strategyturk Forumları

Strategyturk Forumları tüm Türk stratejiseverler için büyük ve kaliteli bir platform olma amacı güder. Forum içerisinde çok sayıda strateji oyunu için bölüm ve bu bölümlerde haber konuları, rehberler, mod tanıtımları, multiplayer etkinlikleri ve üye paylaşımları için alanlar yer alır.